Türkiye'de Kiracılı Bir Gayrimenkul Satılabilir mi? Kapsamlı Hukuki Rehber

Kiracılı bir ev Türkiye'de satılabilir. Kiracı hakları, 1 aylık ihtar süresi, 6 aylık tahliye kuralı ve arabuluculuk süreçlerini öğrenin.

Türkiye'de Kiracılı Bir Gayrimenkul Satılabilir mi? Kapsamlı Hukuki Rehber
23-06-2026
3 Manzara
En Güncel 23-06-2026
İçerik Tablosu

Türkiye’de Kiracılı Bir Gayrimenkul Satılabilir mi? Kapsamlı Hukuki Rehber

Türkiye’de gayrimenkul piyasasında en sık karşılaşılan sorulardan biri, kiracısı bulunan bir evin veya iş yerinin satılıp satılamayacağıdır. Özellikle yabancı yatırımcılar, ilk kez ev satın alan kişiler ve mevcut mülk sahipleri, satış sonrasında kiracının durumunun ne olacağını merak etmektedir. Pek çok kişi ev satıldığında kiracının otomatik olarak çıkmak zorunda olduğunu düşünürken, bazıları da kiracının satış işlemini engelleyebileceğine inanmaktadır. Oysa Türk hukukunda durum çok daha farklıdır.

Türk Borçlar Kanunu, hem mülk sahibinin mülkiyet hakkını hem de kiracının barınma ve kullanım hakkını koruyan dengeli bir sistem oluşturmuştur. Bu nedenle bir taşınmazın satılması ile kira sözleşmesinin sona ermesi aynı şey değildir. Satış gerçekleşebilir; ancak kiracının hakları belirli ölçüde korunmaya devam eder.

Bu rehberde kiracılı bir gayrimenkulün satışı sırasında satıcının, alıcının ve kiracının haklarını; tahliye süreçlerini; noter ihtarlarını; zorunlu arabuluculuk uygulamasını ve yeni maliklerin en sık yaptığı hataları ayrıntılı şekilde inceleyeceğiz.

Kısa Cevap: Kiracılı Ev Satışı Yasal mı?

Evet. Türkiye’de kiracısı bulunan bir konutun veya ticari taşınmazın satılması tamamen yasaldır.

Mülk sahibi, taşınmazını satabilmek için kiracının iznini almak zorunda değildir. Kiracının taşınmazda oturuyor olması, satış işlemini engellemez. Tapu devri gerçekleştiğinde mülkiyet hakkı yeni alıcıya geçer.

Ancak burada kritik nokta şudur: Satış işlemi kira sözleşmesini otomatik olarak sona erdirmez.

Başka bir ifadeyle, yeni malik taşınmazı satın aldığında yalnızca mülkiyeti değil, aynı zamanda mevcut kira ilişkisinin tarafı olma konumunu da devralır. Kiracı, sözleşme hükümlerine uygun şekilde taşınmazı kullanmaya devam eder.

Bu nedenle yatırım amaçlı satın almalarda kiracılı mülkler sıklıkla tercih edilir. Çünkü yeni malik kira geliri elde etmeye satışın tamamlandığı andan itibaren başlayabilir.

Türk Hukukunda Kiracılı Gayrimenkul Satışının Temel Mantığı

Türk hukuk sisteminin temel yaklaşımı, kira sözleşmesini yalnızca malikle bağlantılı bir ilişki olarak değil, aynı zamanda taşınmazla bağlantılı bir hukuki ilişki olarak değerlendirmektir.

Bu yaklaşımın amacı kiracıların ani mağduriyet yaşamasını önlemektir. Aksi durumda insanlar uzun süreli kira sözleşmeleri yapmaktan çekinebilir ve konut piyasasında ciddi istikrarsızlıklar ortaya çıkabilir.

Kira Sözleşmesinin Devamlılığı İlkesi

Türk Borçlar Kanunu’na göre kira konusu taşınmazın el değiştirmesi halinde yeni malik kira sözleşmesinin tarafı haline gelir.

Bu ilke uygulamada oldukça önemlidir. Örneğin İstanbul’da bir daireyi iki yıllık sözleşmeyle kiraladığınızı düşünelim. Ev sahibi daireyi altı ay sonra satarsa, yeni malik “Ben evi satın aldım, yarın çıkıyorsunuz” diyemez.

Kira ilişkisi devam eder ve yeni malik eski malikin yerine geçer.

Bu durum kiracı açısından güvence sağlarken, alıcının da satın alma öncesinde kira sözleşmesini detaylı incelemesini zorunlu hale getirir.

Türk Borçlar Kanunu Kiracıyı Nasıl Korur?

Kanun kiracıya çeşitli güvenceler tanımaktadır:

  • Haksız tahliyeye karşı koruma
  • Belirli bildirim süreleri
  • Depozito güvencesi
  • Mahkemeye başvurma hakkı
  • Kira sözleşmesinin devamlılığı

Son yıllarda artan kira uyuşmazlıkları nedeniyle mahkemeler de usul kurallarına büyük önem vermektedir. Bu nedenle yanlış yapılan bir bildirim veya kaçırılan bir süre, tahliye talebinin reddedilmesine yol açabilir.

Kiracılı Bir Taşınmaz Satıldığında Ne Olur?

Satış sonrasında en büyük değişiklik mülkiyet hakkının el değiştirmesidir. Kiracının günlük yaşamında ise çoğu zaman büyük bir değişiklik meydana gelmez.

Kiracı aynı evde oturmaya devam eder, kira ödemeye devam eder ve mevcut sözleşmenin hükümleri geçerliliğini korur.

Yeni malik ise:

  • Kira bedelini tahsil eder.
  • Bakım ve onarım yükümlülüklerini üstlenir.
  • Depozitodan sorumlu olur.
  • Kira ilişkisinin hukuki tarafı haline gelir.

Bu nedenle satış öncesinde kira sözleşmesinin dikkatlice incelenmesi son derece önemlidir.

Yeni Malike Geçen Hak ve Yükümlülükler

Tapu devri tamamlandığında yeni malik şu hak ve yükümlülükleri devralır:

Hak / YükümlülükAçıklama
Kira tahsil etme hakkıKiralar artık yeni malike ödenir
Bakım sorumluluğuMalik gerekli yükümlülükleri yerine getirir
Depozito sorumluluğuÇıkışta iade yükümlülüğü yeni malike geçer
Tahliye talep etme hakkıKanuni şartlar oluşursa kullanılabilir

Mevcut Kira Sözleşmesi Geçerliliğini Korur mu?

Evet.

Yeni malik kira bedelini veya sözleşme şartlarını tek taraflı olarak değiştiremez. Sözleşme aynı hükümlerle devam eder.

Bu nedenle alıcıların satın alma öncesinde aşağıdaki belgeleri mutlaka incelemesi gerekir:

  • Kira sözleşmesi
  • Depozito kayıtları
  • Ödeme geçmişi
  • Tahliye taahhütnamesi
  • Devam eden dava veya uyuşmazlıklar

Yeni Malik İçin Seçenekler

Yeni malik taşınmazı satın aldıktan sonra genel olarak üç farklı yol izleyebilir:

AmaçYapılması Gereken
Kiracıyı koruyarak yatırım yapmakYeni IBAN ve mülkiyet bildirimi göndermek
Kendisi oturmak1 aylık noter ihtarı sürecini başlatmak
Geçerli tahliye taahhütnamesi kullanmakİcra veya tahliye işlemi başlatmak

Her seçeneğin farklı hukuki sonuçları bulunmaktadır.

Satıcının Hakları ve Sorumlulukları

Satıcı açısından en önemli konu, kiracının varlığının satışa engel olmadığını bilmektir. Bununla birlikte satıcının kiracı hakkında doğru bilgi vermesi gerekir.

Alıcıdan kira sözleşmesini saklamak veya mevcut uyuşmazlıkları gizlemek ileride hukuki sorunlara yol açabilir.

Satıcı Kiracının Çıkmasını İsteyebilir mi?

Evet, isteyebilir. Ancak kiracı bunu kabul etmek zorunda değildir.

Taraflar anlaşarak taşınmazın boşaltılmasını kararlaştırabilir. Uygulamada bazı ev sahipleri taşınma masrafı karşılığı kiracılarla anlaşma yoluna gitmektedir.

Ancak hukuki dayanak yoksa kiracı çıkmaya zorlanamaz.

Kiracının Hakları

Bir taşınmazın satılması kiracının haklarını ortadan kaldırmaz. Türk Borçlar Kanunu’nun temel yaklaşımı, mülkiyet değişse bile kira ilişkisinin korunmasıdır. Bu nedenle kiracı, yeni malikin taşınmazı satın alması nedeniyle otomatik olarak tahliye edilmez. Özellikle son yıllarda kira piyasasında yaşanan dalgalanmalar nedeniyle mahkemeler kiracı haklarının korunmasına büyük önem vermektedir.

Birçok kiracı, ev sahibinin satış kararı aldığını öğrendiğinde evden çıkmak zorunda olduğunu düşünmektedir. Oysa hukuken durum böyle değildir. Satış yalnızca mülkiyetin el değiştirmesi anlamına gelir. Kira sözleşmesi ise aksi yönde geçerli bir hukuki neden bulunmadıkça yürürlükte kalmaya devam eder.

Kiracıların bilmesi gereken en önemli nokta, yeni malikin de eski malik gibi kanun hükümlerine uymak zorunda olduğudur. Yeni malik, kiracıyı çıkarmak istiyorsa kanunun öngördüğü prosedürleri eksiksiz yerine getirmelidir. Aksi takdirde açılan davalar reddedilebilir veya süreç uzayabilir.

Satış Sonrası Tahliye Koruması

Kiracılar, taşınmaz satıldıktan sonra da kira sözleşmesinden doğan haklarını korumaya devam eder.

Yeni malik aşağıdaki işlemleri tek taraflı olarak yapamaz:

  • Kiracıyı hemen tahliye etmek
  • Kira sözleşmesini feshetmek
  • Kirayı keyfi olarak artırmak
  • Elektrik, su veya doğal gaz hizmetlerini kesmek
  • Kiracıyı rahatsız ederek çıkmaya zorlamak

Bu tür davranışlar hukuka aykırı kabul edilir ve kiracının tazminat talep etmesine neden olabilir.

Türk hukukunda tahliye işlemleri belirli şartlara bağlanmıştır. Özellikle ihtiyaç nedeniyle tahliye durumunda yeni malikin belirli süreleri kaçırmaması gerekir. Bu sürelerin kaçırılması halinde tahliye hakkı önemli ölçüde zayıflayabilir.

Ev Gösterimleri ve Mahremiyet Hakkı

Bir ev satışa çıkarıldığında potansiyel alıcıların taşınmazı görmek istemesi son derece doğaldır. Ancak bu durum kiracının özel hayatının ihlal edilmesi anlamına gelmez.

Kiracı, taşınmazın gösterilmesine tamamen engel olamaz. Bununla birlikte ev sahibi veya emlak danışmanı da istediği zaman eve giremez.

Uygulamada tarafların ortak bir takvim oluşturması en doğru yöntemdir. Örneğin hafta sonları belirli saatlerde veya hafta içi önceden haber verilerek yapılan gösterimler genellikle sorun yaratmaz.

Mahkemeler de kiracının “konut dokunulmazlığı” ve “özel hayatın gizliliği” haklarını dikkate almaktadır. Bu nedenle makul olmayan ziyaret talepleri hukuken korunmaz.

En Kritik Kural: 1 Aylık ve 6 Aylık Süreler

Türkiye’de kiracılı bir taşınmaz satın alan kişilerin en sık hata yaptığı konu sürelerdir. Aslında birçok tahliye davası, malikin gerçekten haklı olup olmamasından çok usul kurallarına uyup uymadığı nedeniyle sonuçlanmaktadır.

Yeni malik taşınmazı kendi konutu veya işyeri olarak kullanmak istiyorsa Türk Borçlar Kanunu’nun öngördüğü çok önemli bir prosedürü takip etmek zorundadır.

Bu prosedür halk arasında “1 aylık ihtar – 6 aylık bekleme süresi” olarak bilinmektedir.

Bu sürelerin yanlış hesaplanması veya kaçırılması, tahliye hakkının kaybedilmesine yol açabilir.

1 Aylık Noter İhtar Süresi

Tapu devri gerçekleştikten sonra yeni malik, kiracıya noter aracılığıyla resmi ihtar göndermelidir.

Buradaki en önemli nokta şudur:

İhtarın tapu devrinden itibaren 1 ay içerisinde kiracıya tebliğ edilmiş olması gerekir.

Yargıtay kararlarına göre yalnızca noterden gönderilmiş olması yeterli değildir. Tebligatın hukuken teslim edilmiş sayılması gerekir.

İhtarname içerisinde şu bilgiler yer almalıdır:

  • Taşınmazın satın alındığı tarih
  • Yeni malik bilgileri
  • Taşınmaza duyulan ihtiyaç gerekçesi
  • Tahliye talebi
  • Yasal dayanak

Bir aylık sürenin kaçırılması halinde ihtiyaç nedeniyle tahliye hakkının kullanılması ciddi şekilde zorlaşabilir.

6 Aylık Bekleme Süresi

Noter ihtarı gönderildikten sonra kiracıya hemen çıkması söylenemez.

Kanun, kiracıya belirli bir koruma sağlamak amacıyla yeni malikin satın alma tarihinden itibaren en az altı ay beklemesini öngörmektedir.

Bu altı aylık süre içerisinde kiracı taşınmazda oturmaya devam eder.

Altı ayın sonunda kiracı çıkmazsa yeni malik tahliye davası açabilir.

Ancak burada da önemli bir süre vardır:

Yeni malik, altı aylık sürenin bitiminden itibaren genellikle bir ay içerisinde dava açmalıdır.

Bu nedenle süre takibi büyük önem taşır.

Kira Süresinin Bitmesi Halindeki Alternatif Yol

Bazı durumlarda kira sözleşmesinin bitiş tarihi altı aylık süreden daha önce olabilir.

Bu durumda yeni malik alternatif bir yol izleyebilir.

Eğer kira sözleşmesi daha erken sona eriyorsa malik, sözleşmenin doğal bitim tarihinden itibaren bir ay içerisinde dava açarak tahliye talebinde bulunabilir.

Bu yöntem bazı durumlarda altı aylık bekleme süresinden daha hızlı sonuç verebilir.

Tahliye Taahhütnamesinin Önemi

Türkiye’de kiraya verenler açısından en güçlü hukuki araçlardan biri Tahliye Taahhütnamesidir.

Tahliye taahhütnamesi, kiracının belirli bir tarihte taşınmazı boşaltacağını yazılı olarak kabul ettiği resmi bir belgedir.

Geçerli bir tahliye taahhüdü mevcutsa, yeni malik bu haktan yararlanabilir.

Tahliye Taahhütnamesi Yeni Malike Geçer mi?

Evet.

Taşınmaz satıldığında kira ilişkisinden doğan birçok hak gibi tahliye taahhüdü de yeni malike geçer.

Bu nedenle alıcıların satın alma öncesinde mutlaka şu soruyu sorması gerekir:

“Geçerli bir tahliye taahhütnamesi var mı?”

Bu belge bazen aylar sürebilecek tahliye süreçlerini önemli ölçüde kısaltabilir.

Tahliye Taahhütnamesi Neden Bu Kadar Önemlidir?

Çünkü geçerli bir tahliye taahhütnamesi mevcutsa yeni malik altı aylık bekleme süresine ihtiyaç duymayabilir.

Belgede belirtilen tarihten itibaren bir ay içerisinde icra veya tahliye süreci başlatılabilir.

Bu nedenle yatırımcılar ve yabancı alıcılar açısından tahliye taahhüdünün varlığı son derece önemli bir inceleme konusudur.

Zorunlu Arabuluculuk Süreci

2023 yılından itibaren kira uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk uygulaması yürürlüğe girmiştir.

Bu değişiklik, ev sahipleri ve kiracılar arasındaki uyuşmazlıkların daha hızlı çözülmesini amaçlamaktadır.

Artık birçok tahliye ve kira tespit davasından önce tarafların arabulucuya başvurması zorunludur.

Mahkemeye doğrudan gitmek çoğu durumda mümkün değildir.

Arabuluculuk Süreci Nasıl İşler?

Süreç genellikle şu aşamalardan oluşur:

  1. Arabuluculuk bürosuna başvuru yapılır.
  2. Arabulucu atanır.
  3. Taraflara toplantı daveti gönderilir.
  4. Müzakereler gerçekleştirilir.
  5. Anlaşma veya anlaşmama tutanağı düzenlenir.

Çoğu dosyada süreç yaklaşık 3 ila 4 hafta içerisinde tamamlanmaktadır.

Arabuluculuk Başarısız Olursa Ne Olur?

Taraflar anlaşamazsa arabulucu tarafından “anlaşamama son tutanağı” düzenlenir.

Bu tutanak sonrasında Sulh Hukuk Mahkemesi’nde dava açılabilir.

Bu nedenle arabuluculuk artık tahliye süreçlerinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir.

Üç Yıllık Yeniden Kiralama Yasağı

Türk Borçlar Kanunu’nun kiracıları korumak için getirdiği en önemli kurallardan biri de üç yıllık yeniden kiralama yasağıdır.

Bu düzenleme, ihtiyaç nedeniyle tahliye hakkının kötüye kullanılmasını önlemeyi amaçlamaktadır.

Bir malik, “Ben bu evde oturacağım” diyerek kiracıyı tahliye ettikten sonra hemen başka bir kiracı bulup daha yüksek kira ile taşınmazı kiraya veremez.

Kanun bu durumu açık şekilde yasaklamaktadır.

Üç Yıllık Yasak Nasıl Uygulanır?

İhtiyaç nedeniyle tahliye edilen taşınmaz haklı bir neden olmaksızın üç yıl boyunca başka bir kişiye kiralanamaz.

Eğer malik bu yasağı ihlal ederse eski kiracı dava açabilir.

Mahkeme tarafından önemli miktarda tazminata hükmedilebilir.

Uygulamada bu tazminat çoğu zaman yaklaşık bir yıllık kira bedeline kadar ulaşabilmektedir.

⚠️ Yeni Malikler İçin Kritik Uyarı

İhtiyaç nedeniyle tahliye davası açmayı düşünen kişiler yalnızca gerçekten taşınmazı kullanacaklarsa bu yolu tercih etmelidir.

Aksi halde ileride ciddi tazminat sorumlulukları ortaya çıkabilir.

Kiracılı Gayrimenkul Satın Almanın Avantajları ve Riskleri

Türkiye’de kiracılı bir taşınmaz satın almak özellikle yatırımcılar arasında oldukça yaygın bir uygulamadır. Hatta birçok profesyonel yatırımcı için mevcut kiracının bulunması bir dezavantaj değil, aksine önemli bir avantaj olarak görülür. Bunun temel nedeni, satın alınan taşınmazın ilk günden itibaren gelir üretmeye başlamasıdır.

Ancak her yatırım fırsatında olduğu gibi kiracılı gayrimenkullerde de avantajlar ve riskler birlikte değerlendirilmelidir. Bazı alıcılar kira geliri elde etmek amacıyla taşınmaz satın alırken, bazıları ise taşınmazı kendi konutu olarak kullanmayı planlamaktadır. Bu iki grubun beklentileri farklı olduğu için satın alma öncesinde detaylı hukuki inceleme yapılması son derece önemlidir.

Özellikle son yıllarda kira hukukunda yaşanan değişiklikler ve kiracı haklarının güçlendirilmesi nedeniyle alıcıların yalnızca taşınmazın fiziksel durumunu değil, mevcut kira ilişkisinin detaylarını da incelemesi gerekir.

Yatırımcılar İçin Avantajlar

Kiracılı bir taşınmaz satın almanın en büyük avantajı düzenli kira geliridir.

Aşağıdaki tablo yatırımcılar açısından başlıca avantajları göstermektedir:

AvantajAçıklama
Anında kira geliriSatın alma sonrası gelir hemen başlar
Boş kalma riski yokturYeni kiracı arama süreci yaşanmaz
Mevcut ödeme geçmişi görülebilirKiracının ödeme alışkanlıkları analiz edilebilir
Piyasa talebinin kanıtlanmasıBölgenin kiralanabilirliği doğrulanmış olur
Daha düşük pazarlama maliyetiYeni kiracı bulma masrafı ortadan kalkar

Özellikle İstanbul, Antalya, İzmir ve Ankara gibi büyük şehirlerde birçok yatırımcı uzun süreli kiracısı bulunan mülkleri tercih etmektedir.

Güvenilir bir kiracıya sahip olmak bazen taşınmazın yatırım değerini artırabilmektedir.

Potansiyel Riskler

Kiracılı taşınmaz satın alırken dikkat edilmesi gereken bazı riskler de bulunmaktadır.

En yaygın riskler şunlardır:

  • Piyasa ortalamasının altında kira bedeli
  • Eksik veya hatalı kira sözleşmeleri
  • Devam eden dava süreçleri
  • Geçersiz tahliye taahhütnameleri
  • Depozito uyuşmazlıkları
  • Tahliye beklentilerinin gerçekçi olmaması

Örneğin bazı yatırımcılar satın aldıkları evi birkaç hafta içerisinde kullanabileceklerini düşünmektedir. Ancak kiracının yasal hakları nedeniyle bu her zaman mümkün değildir.

Bu nedenle satın alma öncesinde kira sözleşmesinin, tahliye belgelerinin ve ödeme geçmişinin incelenmesi büyük önem taşır.

⚠️ Yeni Malikler İçin Kritik Hukuki Uyarı

Türk Borçlar Kanunu’nun 355. maddesi uyarınca ihtiyaç nedeniyle tahliye edilen bir taşınmazın üç yıl boyunca haklı neden olmaksızın başka bir kişiye kiralanması yasaktır.

Bu yasağın ihlal edilmesi halinde eski kiracı tazminat davası açabilir.

Mahkeme tarafından hükmedilebilecek tazminat miktarı çoğu durumda yaklaşık bir yıllık kira bedeline kadar ulaşabilmektedir.

Bu nedenle ihtiyaç nedeniyle tahliye davaları yalnızca gerçek ihtiyaç söz konusu olduğunda açılmalıdır.

Alıcılar İçin Due Diligence (Ön İnceleme) Kontrol Listesi

Profesyonel yatırımcıların yaptığı en önemli şeylerden biri satın alma öncesinde kapsamlı inceleme yapmaktır.

Kiracılı bir taşınmaz satın almadan önce aşağıdaki belgelerin mutlaka incelenmesi gerekir:

İncelenecek BelgeNeden Önemli?
Kira sözleşmesiKiracının hak ve yükümlülüklerini gösterir
Kira ödeme kayıtlarıDüzenli ödeme yapılıp yapılmadığını ortaya koyar
Depozito bilgileriGelecekteki mali sorumlulukları belirler
Tahliye taahhütnamesiTahliye sürecini etkileyebilir
Devam eden davalarPotansiyel riskleri gösterir
Aidat ve borç kayıtlarıEk yükümlülükleri ortaya çıkarır

Birçok yabancı yatırımcı yalnızca tapu kayıtlarına odaklanmaktadır. Oysa kira ilişkisi de en az tapu kadar önemlidir.

Türkiye’de Kiracılı Gayrimenkul Satışı Hakkında Yaygın Yanlış Bilinenler

Kiracılı taşınmaz satışlarıyla ilgili birçok yanlış bilgi dolaşmaktadır. Bu yanlış inanışlar çoğu zaman gereksiz uyuşmazlıklara neden olmaktadır.

“Ev Satılırsa Kiracı Hemen Çıkmak Zorundadır”

Bu doğru değildir.

Taşınmazın satılması kira sözleşmesini otomatik olarak sona erdirmez.

Kiracı, kanunda belirtilen şartlar oluşmadıkça kullanım hakkını sürdürmeye devam eder.

“Kiracı Satışı Engelleyebilir”

Bu da yanlıştır.

Kiracı taşınmazın satışını durduramaz.

Mülkiyet hakkı malike aittir ve malik taşınmazını satma hakkına sahiptir.

“Yeni Malik İstediği Anda Kira Artışı Yapabilir”

Hayır.

Yeni malik de mevcut kira sözleşmesi ve Türk kira hukuku kurallarına bağlıdır.

Kira artışları yalnızca yasal sınırlar çerçevesinde yapılabilir.

“Noter İhtarı Her Zaman Gönderilebilir”

Yanlış.

İhtiyaç nedeniyle tahliye yoluna başvurulacaksa noter ihtarının tapu devrinden itibaren bir ay içerisinde tebliğ edilmesi gerekir.

Bu sürenin kaçırılması önemli hak kayıplarına neden olabilir.

Sonuç

Türkiye’de kiracılı bir gayrimenkulün satılması tamamen yasaldır ve uygulamada oldukça yaygındır. Ancak satış işlemi kiracının haklarını ortadan kaldırmaz. Türk Borçlar Kanunu, hem mülk sahibinin mülkiyet hakkını hem de kiracının kullanım hakkını koruyan dengeli bir sistem kurmuştur.

Satıcılar açısından kiracılı bir taşınmaz bazen önemli bir yatırım avantajı sunabilir. Düzenli kira geliri elde edilen bir mülk, özellikle yatırımcıların ilgisini çekebilir. Buna karşılık taşınmazı kendi kullanımı için satın almak isteyen kişiler, tahliye süreçlerini ve yasal süreleri dikkatle değerlendirmelidir.

Yeni malik açısından en kritik konu, 1 aylık noter ihtarı ve 6 aylık bekleme süresi gibi kanuni prosedürlere eksiksiz uymaktır. Ayrıca zorunlu arabuluculuk uygulaması ve üç yıllık yeniden kiralama yasağı gibi düzenlemeler de göz ardı edilmemelidir.

Kiracılar açısından ise satış işlemi panik nedeni değildir. Taşınmazın satılması, kira sözleşmesinin sona erdiği anlamına gelmez. Kiracılar, kanunun sağladığı güvencelerden yararlanmaya devam ederler.

Sonuç olarak, kiracılı bir taşınmazın satışı mümkündür; ancak başarılı ve sorunsuz bir işlem için satıcının, alıcının ve kiracının haklarını ve yükümlülüklerini doğru şekilde anlaması gerekir. Hukuki sürelerin kaçırılmaması ve profesyonel danışmanlık alınması, ileride yaşanabilecek uyuşmazlıkların önlenmesinde büyük rol oynar.

Sık Sorulan Sorular (SSS)

Kiracılı bir ev satılabilir mi?

Evet. Türk hukukuna göre kiracılı bir ev veya iş yeri herhangi bir engel olmaksızın satılabilir. Kiracının satışa onay vermesi gerekmez.

Ev satılınca kiracı çıkmak zorunda mı?

Hayır. Satış işlemi kira sözleşmesini otomatik olarak sona erdirmez. Kiracı mevcut sözleşme hükümlerine göre taşınmazı kullanmaya devam eder.

Yeni malik kiracıyı ne kadar sürede çıkarabilir?

Yeni malik ihtiyaç nedeniyle tahliye talep edecekse tapu devrinden itibaren bir ay içinde noter ihtarı göndermeli ve altı aylık bekleme süresini tamamlamalıdır. Daha sonra gerekli şartlar oluşursa dava açabilir.

Tahliye taahhütnamesi yeni malike geçer mi?

Evet. Geçerli bir tahliye taahhütnamesi mevcutsa yeni malik bu belgeye dayanarak işlem yapabilir.

Kiracının depozitosu satış sonrasında ne olur?

Depozitodan sorumluluk yeni malike geçer. Bu nedenle satış sırasında depozito tutarının taraflar arasında muhasebeleştirilmesi önemlidir.

Kiracı ev gösterimine izin vermek zorunda mı?

Evet. Ancak ev sahibi ve emlak danışmanları kiracının özel hayatına saygı göstermeli ve makul zamanlarda randevu oluşturmalıdır.

Kiracı noter ihtarını kabul etmezse ne olur?

Noter aracılığıyla yapılan tebligatlar, kiracının imza atmaması halinde dahi belirli şartlar altında hukuken geçerli kabul edilir. Tebligat kayıtları mahkemede delil olarak kullanılabilir.

Yabancı yatırımcılar da aynı tahliye haklarına sahip midir?

Evet. Türkiye’de mülk sahibi olan yabancı kişiler de Türk vatandaşlarıyla aynı kira hukuku kurallarına tabidir ve aynı haklardan yararlanabilir.

emlakplatform.net eplatform.net.tr emlak-platform.com emlak-platform.net gloryistanbul.com aqar.com.tr daar.com.tr mbany.com mbany.com.tr massaristanbul.com
Etiketler

Soru veya Önerileriniz Var mı?

Fikirlerinizi Paylaşın, Gerçeğe Dönüştürelim.

banner
banner
banner
banner
banner